Engeller Var Hayatta Ama Engelli Koşu Diye Birşey de Var

Engelli Koşu

Birçoğumuzun en büyük sorunu: Hayatta karşılaştığımız engeller.

Gerçekten de varlar bu engeller. Hem de hemen her anında varlar. Yalnız geçenlerde karantinasını bizde geçiren bir arkadaşla sohbet ederken aklıma geldi: Engeller var hayatta. Ama engelli koşu diye birşey de var.

Şimdi sizden ricam bu yazıyı okurken düşünmeniz. Bir engelli koşu yarışması var. Ve katılanlardan bir yarışmacı şikayet ediyor, engeller var diye.

Sizce ne kadar mantıklı bu durum?

Saçmalığın dik alası mı diyorsunuz?

Belki de öyle gerçekten de. Peki şimdi de kendinizi düşünün. Kendi yaşadıklarınızı. Önünüze engeller çıktığında ne düşünüyorsunuz?

Muhtemelen birçok insanın düşündüğü gibi düşünüyorsunuzdur. Yine mi bir engel!

Yalnız unuttuğunuz şey başlıkta var. Çok net, tek cümle. Engeller var hayatta, ama engelli koşu diye birşey de var. Hayat aslında öyle. Engelli koşudan ibaret.

Şimdi yine engelli koşu yarışmalarını düşünelim. Yarışmacıların her biri koşuyu bitirip, o arada tüm engelleri aşarak tabii, bitiş çizgisine var mıyor mu?

Hepsi varıyor. Çünkü daha baştan bu yarışın engelli bir koşu olduğunun farkındalar ve ona göre hazırlanıyorlar. Bizim eksiğimiz de belki bu noktada. Hayatın dümdüz akan bir koşu olduğunu zannediyoruz. Engeller çıktığında ise sanki o engelleri uzaylılar koymuş gibi şaşırıyoruz. Halbuki o engeller zaten varlar ve olmaya da devam edecekler. Hayat devam ettiği sürece hem de.

Tekrar o yarış pistine geri dönelim. Yarışçıların önlerindeki engelleri gözlemlemek amaçlı. Yüksek engeller genellikle yarışçıların üzerinden atlamaları gereken engeller. Altından da geçebilirler o engellerin, değil mi? Önemli olan en hızlı şekilde tüm engelleri aşarak bitiş çizgisine ulaşmak ve ilk sırada bitirmek bunu yaparken. Başka bir hedef yok aslında.

Bizim de yapmamız gereken bu bence. Önümüzdeki engelleri tek tek geçerek bitiş çizgisine ulaşmak. Ha, engellerin üstünden atlamak en hızlısı olmasına rağmen en zoru da aynı zamanda. Altından geçmek ya da engelleri devirip geçmek de seçenekler arasında. Ama engellerin olmaması değil. Engeller var olacaklar. Hem de sonsuza kadar. Bize düşen sadece o engelleri ne şekilde geçeceğimizi belirlemek. O yönde kendimizi geliştirmek. Çözüme yönelik bakmak olaylara.

Haksız mıyım?

Şimdi sorum şu: Siz hayattaki engellerin üstesinden nasıl geliyorsunuz? Üzerinden atlayarak mı, onları devirerek mi, yoksa engellerin altından geçerek mi?

Diğer alternatif ise o engelin önünde bekleyerek tüm dünyaya önümüzde engel olduğu için ilerleyemediğimizi bağırmak. Yalnız bu son alternatifte dünyadaki diğer yaşam formlarının çok ilgisini çektiğimizi söylemem pek de mümkün değil. Sadece kendimizi mağdur kılmakla kalırız. Bu durumun ise kimseye faydası yoktur. Hele de kendimize hiç..

Yani hayat önümüzdeki engellerle değil, hedefe ulaşıp ulaşmadığımızla ilgileniyor. Tabii o yolda ahlaklı yaşamdan vazgeçmeyerek..

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: