Türkiye Mühendis Kaybetti, ABD Bakıcı Kazandı

Benzeri hikayeleri son dönemde internetten, İnstagram üzerinden çok görüyorum. Şu kadarını söyleyeyim, sosyal medyadan gördüğümüz birkaç görselden çok daha fazlası var. Binlerce, belki onbinlerce insan yurtdışına gidiyor. Sadece 2020 Aralık ayında Ankara Antlaşmasına yapılan başvuru sayısının 150bin olduğunu duymuştum. Muhtemelen geçen 20 senenin toplamından daha fazla başvuru olmuştur Aralık ayında. Peki neden?

Çok değişik nedenler var. En temel neden bu yüzbini aşkın sayıdaki insan kendi doğduğu, büyüdüğü, sevdiği, yaşadığı, birçok anı biriktirdiği topraklarda kendisine yaşam imkanı olmadığını düşünmesi deneyimlerime göre. Sosyal medya çağındayız. Az biraz araştırma nedeni anlamaya yardımcı olacaktır. Çok fazla YouTube videosu var konuyla ilgili.

Bazıları yazık diye düşünebilir gidenlere. Hele de mühendislerin, avukatların, öğretmenlerin vs. gidip Uber şöförlüğü yapmalarına, dönercide/kebabçıda çalışmalarına, temizlik işlerinde çalışmalarına, kuryelik yapmalarına içerleyenler olabilir. İçerlemeyin. Çünkü gidenler Türkiye’de kaldıklarında belki asgari ücret almayacaklar ama muhtemelen neredeyse o seviyede para alıyorlardı. Sigortaları muhtemelen asgari ücret üzerinden yapılıyordu. Ben 20 senelik mühendisin sigortasının asgari ücret üzerinden yapıldığına şahitim birebir. Ve mesela 5000 lira dahi alsa bu insanlar, sürekli bir keşmekeşin içinde kalıp mutsuz ve ‘ay sonunu nasıl getireceğim?’ derdi ile hayatlarını geçiriyorlardı. Gitmeyenlerin bir kısmı bu durumda çünkü. Ayrıca gayet iyi durumda olup yurtdışına gidenler de var. Onların da amaçları daha iyi bir hayat ağırlıklı olarak.

Gidenlere gelecek olursak gidenler çalıştıkları zaman haklarını alabildiklerini görüyorlar bu gittikleri ülkelerde. Mesela Finlandiya’da yüksek lisans yapan bir gencin videosunu izlemiş olabilirsiniz. ‘Yettiğinden fazla para kazanmak.’ demiş arkadaş. Ve bunu yarı zamanlı çalışarak, yazları da tam zamanlıya yakın çalışarak yapmış. İhtiyacından daha fazlasını kazanmanın ne demek olduğunu orada yaşamış. Bunun ne demek olduğunu Türkiye’de çalışanların yüzde kaçı biliyordur acaba.

İngiltere’de asgari ücret £8.91 saatliğine.* Ve evet, Türkiye’nin aksine asgari ücret saatlik ücret olarak tanımlanır dünyanın birçok yerinde. Kaç saat çalışırsanız o kadar para alırsınız. Günde 8 saatten fazla çalışınca fiyat artar doğal olarak. Burada yaşayan Türkler’in yanında kaçak olarak çalışınca saat ücreti £4 seviyesine kadar düşebiliyor. Bu para ile de geçinebiliyorsunuz bir şekilde. Hatta UberEats, Uber, Deliveroo gibi şirketlerle kurye olarak saatlik ücretinizi kimi zaman £20 seviyesine kadar çıkarabilirsiniz.

‘Nerde doğduğum değil, nerede doyduğum önemli’ diye bir tabir var. Bana da çok makul geliyor. Türkiye’de doyamıyorsa insanlar, yurtdışına gitmek istemeleri çok doğal. Bunu yapanlara zaten göçmen deniyor. Çalışmak ve yaşamak amaçlı başka bir ülkeye gitmek. Mültecilerle ilgili yazımda biraz daha bahsettim.

Konumuza dönecek olursak, gidenler hem yaptıkları işten keyif alabiliyor hem de kazandıkları sıkıntı yaşamadan yaşamalarına yetiyor. Asıl mesele de burada bence. Dönercide de çalışsa, kuryelik de, bakıcılık da yapsa fark etmiyor. İnsanlar geçimlerini nispeten rahatlıkla sağlayabiliyor. Sonrasındaki dönemde ise kafayı çalıştırıp, dili iyice öğrenip, kendi alanlarına dair kendilerine yatırım yaptıklarında asıl mesleklerine dair de para kazanmaya, iş yapmaya başlamamak için bir neden yok aslında. Ve o durumda çok daha güzel para kazanılabiliyor.

2010 öncesinde Dubai’de çalışırken dolar kuru 1 lira civarındaydı. Yani paramız nispeten değerli idi. Parası değerli olan ülkede çalışmanın avantajı da o parayla keyifli şekilde yaşayabilme şansıdır. Muhtemelen o gidenler yine tatile Türkiye’ye dönecekler. Yalnız daha önce 1 sene çalışıp 2 haftalık tatili anca karşılayabilirken yurtdışında çalıştıklarında ayda ya da en fazla 2 ayda bir Türkiye’ye gidip güzel bir tatil yapma lüksüne sahip oluyor insanlar. Çok değerli değil mi bu sizce de?

*: İstatistiklere göre 2019 Nisan ayında çalışanların sadece %7’si asgari ücret alıyormuş. Bizde en son %46 seviyesindeydi sanırım asgari ücret alanların oranı.

You may also like...

5 Responses

  1. Güzel bir yazı olmuş, ellerine sağlık Âzem,

  2. Adem dedi ki:

    Merhaba Azem,
    Paylaştığın verilere göre ingilterede asgari ücret günlük 8,91×8=71,28, aylık 71,28×22=1568,16.
    İçerisinde banyo ve tuvalet olan 1 odalı bir dairenin ortalama kirası 700 ise (hiç bilgim yok. Sadece tahmin) geriye 868,16 kalıyor.
    Günde 3 öğün yemek yesen 30×3=90 öğün. 868,16/90=9,65
    İngilterede ortalama bir öğün yemek ne kadar?
    Geri kalan para ile tatil, kültürel ihtiyaçlar ve birikim için yetiyor diyorsan sıkıntı yok.
    Olayı biraz daha dramatize edeyim:) gittin ve orada bir kıza aşık oldun. O da seni sevdi. Evlendiniz. Kız, keşke başımızı sokacağımız bir evimiz olsa dedi?

    • Azem dedi ki:

      Merhaba Adem,
      Kazanç olarak evet, yaklaşık o civarda. Yalnız giderler pek de öyle değil. Londra dışına çıkınca kiralar ciddi azalıyor. Yazıda çok detay vermek istemedim, basit olsun diye. Ufak bir hesap göstereyim sana:
      Ben £525 ödüyorum mesela kalma için. Faturalar dahil. Londra dışında kiralar daha uygun bu arada. 2 arkadaşla kalıyoruz. Buralarda insanlar genelde yemeğini evden götürür işyerine. Çünkü yemek yapma maliyeti ile dışarıdan yeme arasındaki oran fazladır. Türkiye’de bazen evde yapmak dışarıda yemekten daha ucuza dahi gelebilir. Daha dün dürüm köfte, patates ve içecek menüsüne £6 ödedim mesela öğlen yemeğinde. Çok daha aşağı da çekebilirim bu miktarı, evden kendi yemeğimi hazırlayarak. Öğün başına £1,5-2 civarı çok kolay yani, evde hazırladığında. Ha, geçende arkadaşla dışarıda iyi bir yerde yemek yediğimizde £41 hesap ödedik, içki dahil (aşağıdaki fazla paradan harcadım 😉
      Market masrafım aylık £100 tutmuyor genelde. Ki buna alkol de dahil. Toplu taşıma ile kira en büyük kalemler. İkisi toplamda £700 tutmuyor genelde. Market de £100 desem dahi ufak tefek ek maliyetlere de £100 eklesem, ki o kadar olmuyor, aylık giderim £900 tutuyor. Türkiye’ye bir gidiş dönüş uçak masrafı normalde £100 civarı. 3 gün kalıp orada da £100 harcasam aylık maliyetim £1100 yapar. Halen daha £468.16 cebimde kalıyor yani, senin hesabına göre. Ve hem Türkiye’de ailemi ziyaret ediyorum bu paraya, hem yaşıyorum hem de para artırıyorum.
      Türkiye’de asgari ücretle neler yapabildiğine dair hesap yapalım ister misin Adem? :)) Sanırım dışarıdan yiyeceğin en ucuz yemek için 15 lira demek çok abartı olmaz. 3x15x30= 1050 lira mı yapar, tek kişi için? Kira ne kadardı? 2+1 için 2500 istendiğini duydum en son. Hem de Yenibosna’da. 2 kişi paylaşır muhtemelen. Faturalar da dahil değil bu hesaba. Devamını yaparsın bence 😉
      Ev ve araba alma, market masrafları gibi diğer detaylara dair yazılarım gelecek. Onlara da bakarsın. Hadi söyle, Türkiye’de çok daha rahat ve keyifli yaşıyor insanlar, değil mi? 😉

      • adem dedi ki:

        Türkiye ekonomisi ile ilgili yorum yapmadım. Türkiye’de mühendis olarak çalışmak varken İngiltere’de asgari ücretle (bakıcı olarak) çalışmanın arasında ciddi bir fark olması gerekmez mi? Diğer yandan, dediğin kadar insan gitmek istiyorsa bildikleri bir şey vardır herhalde! Ama yazdıklarını okuyunca öyle ciddi bir fark yok gibi görünüyor.
        Tüm ekonomik faaliyetlerin amacı refah düzeyini artırarak insanların mutluluğuna katkı sağlamak. Giden mutlu ise seçimi doğrudur.
        Bu arada sen ne yapıyorsun oralarda. ne zaman gittin, ne iş yapıyorsun. takip edememişim kusura bakma.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: