Unuttum! Unutmak Üzerine

#nofilter Frozen Autumn Leaf
#nofilter Frozen Autumn Leaf

Unuttum!

Bu sözü farklı versiyonlarla çok duymuşsunuzdur. Başında “özür dilerim” ya da “kusura bakma” olabilir çoğu zaman. Kendi başınıza da gelmiştir. Unutmak aslında çok insani bir eylem. Günlük hayatta çok şeyi unutuyoruz. Zaten öyle bir zamanda yaşıyoruz ki, 1 günde denk geldiğimiz uyaran sayısı bundan sadece 50 sene önce yaşayan bir insanın 1 senede denk geldiğinden daha fazla. Unutmak daha da normalleşiyor yani. Ben de unutuyorum. Hem de çok sık olarak.

Yalnız unutmayla ilgili bir konu var ki hemen herkesin gözünden kaçıyor. O da aslında unutmadığımız gerçeği. İlk anda unutuyoruz, evet. Ama sadece ilk anda. Sonrası var, genelde atladığımız.

İnsan beyni çok ilginç özelliklere sahip. Bu özelliklerden biri de unutmadığı. Hem de hiçbir şeyi unutmadığı. Çok fazla uyaran var günlük hayatımıza, az önce bahsettiğim gibi. Fakat telefonumuzu elimizden bıraktığımız, uyaranların olmadığı birkaç saniyelik boşluklarda o unuttuğumuz konular hep yeniden aklımıza gelir. Sonra yine, sonra yine. Gece yatağımıza uzandığımızda, başımızı yastığa koyduktan uykuya dalma anına kadarki süre boyunca da, aklımıza gelir unuttuğumuzu sandığımız konular. Arabada giderken, vapura binerken, yolda boş boş yürürken, hemen her an. Boş kaldığımız her anda hatırlarız yani.

Peki sonra ne olur? İki şey olabilir:

– İlki yeniden unutmak. Bu çok yaygındır. Ve nispeten de doğal.

– İkincisi ise o hatırladığınız konuyla ilgili gerekeni yapmak. Bu ise daha az yaygındır. Ve yine doğal sayılabilir.

Biraz daha zaman geçer ve yeni unuttuğumuz konular eklenir önceki unuttuklarımıza. Önce birkaç gün, sonra birkaç hafta geçer. Unuttuklarımızı sırayla arkaya atarız zihnimizde. En geriye.

Peki neden?

Basit bir nedeni vardır: Onlara yeterince önem vermeyiz!

Peki kötü bir şey midir bu?

Bence hayır. Hayatta her şeyi önem sırasına koyarız. Önceliklerimiz vardır. Sırayla yaparız her şeyi. Unutmayı da aynı şekilde, sırayla gerçekleştiririz. En az önemsediğimizi en erken unuturuz. Unuturuz derken tam olarak unutmayız başta da söylediğim gibi. Sadece zihnimizin o kadar arkasına atarız ki, onları geri getirmek çok ciddi çaba ve uyaran gerektirir. Bir nevi unuturuz.

Tam da burada kritik bir konu var: Önem sırası.

Önem sırasına değinmeden önce başka bir detaydan bahsetmem lazım. O da unutmanın konu özelinde olduğudur. Kimi zaman size özel olabileceği gibi kimi zaman olay sadece o konunun unutulması şeklinde gerçekleşir. Diğer bir deyişle bir konuyu unutuyorsanız o konuya dair kişiye önem vermediğiniz anlamına gelmeyebilir bu. Sadece o konu sizin için yeterince önemli olmadığından unutabilirsiniz.

Şimdi gelelim önem sırasına. Eğer bir arkadaşınız, bir yakınınız sizinle ilgili bir konuyu unuttuysa, bu davranışından o konunun zihnindeki önem sırasına göre oldukça arkalarda olduğu sonucunu çıkarabiliriz. Siz değil, muhtemelen o konu arkadaşınız için yeterince önemli olmadığından gereğini yapmamıştır. Tabii bahsedilen konunun sizin için önemi arkadaşınız için öneminden bağımsızdır. Sizin için önemli olması arkadaşınız için aynı seviyede önemli olmasını gerektirmez. Yine de konu dönüp dolaşıp size ve size dair konulara verdiği öneme geliyor ama.

Bir örnekle açıklarsam, hatta kendime dair yaşadığım bir konudan bahsedersem, sanırım daha rahat anlaşılacaktır:

– A isimli arkadaşıma 5-6 ay kadar önce özgeçmişimi gönderdim kontrol edip yorum yapması için. Sadece yorum ama, daha fazlasını istemedim. Kendisi bu konuda uzman çünkü. 2 ya da 3 defa sordum, farklı zamanlarda. Sadece bir keresinde giriş kısmının uzun olduğunu söyledi ama daha farklı bir yorum alamadım. Kendisi profesyonel anlamda özgeçmiş yazdığı ve benim böyle bir arayışım olmadığından sadece görüşlerini istedim A’dan, özgeçmişimi yazmasını değil. Yakın bir arkadaş olarak sanırım bu kadarını sormam makul sayılır. Daha önce B arkadaşıma da göndermiştim özgeçmişimi ve bana birçok yorumu aynı günün akşamına iletmişti. B de İK uzmanı, A gibi. Ve B ile uzun zamandan beri görüşememiştik. Ama arkadaşlığımızın gücünden dolayı bağımız kopmamıştı. Geçenlerde A’ya sordum, neden yorumu göndermediğini. ‘Biliyorsun, çok yoğunum. Unutuyorum’ dedi. ‘Tamam’ dedim. Sonrasında yeniden göndermemi istedi özgeçmişimi. Hatta önyazımı da. Bunu da nispeten sitemkar/trip atar şekilde yaptı. İkisini de göndermedim tabii ki. Cevap da yazmadım. Yazmayacağım da. Çünkü artık anlamı yok benim için.

Baştan beri açıklamaya çalıştığım gibi insanlar seçici unutur. Rastgele değil. Zihnimiz ise bize habire hatırlatır durur o unuttuğumuz konuları. Birkaç gün gecikme anlaşılabilir. 1 hafta dahi nispeten makul denebilir. Üzerinden aylar geçmişse anlayın ki o kişi ricanızı tamamen unutmuştur. A ise bana dair bu önemli konuyla ilgili gereğini yapmamayı seçti, diğer bir deyişle bilinçli unutmayı. Kolay olanı yani. Bu durumdan benim anladığım tek bir şey var: Benim özgeçmişimin yorumlanması A için yeterince önemli bir konu değil.

Bu noktaya gelene kadar çok detaylı ve mümkün olduğunca her şeyi düşünerek ve irdeleyerek analiz ettim. Konuyu bireyselden çıkarıp genel olarak düşündüm elimden geldiğince. Ve vardığım sonuçta bir yanlışlık yok.

Sizin de başınıza benzeri durumlar geliyordur. Arkadaşlarınız, yakınlarınız, aileniz unutuyordur size dair konuları. O durumda yapılması gereken çok basit birkaç hareket var. İlki unutulan konunun sizin için önemi. Eğer sizin için çok önemli ise karşınızdakine bunu söyleyebilirsiniz. Ya da o kişiye dair konulara siz de aynı seviyede değer vermeye başlarsınız. Ben bu ikisini de yapacağım. Yani hem o kişiye bunu anlatacağım ve anladığından emin olacağım. Hem de ona dair konular önüme çıktığında tamamen yok sayacağım A’yı.

Rahmetli anneannemin çok sevdiğim bir sözü var: “Ağzımla istersem neremle yiyeceğim”. Biri basit bir ricama “unuttum” diye cevap veriyorsa, benim de onun varlığını unutmam doğal değil midir? Ya da benim ona verdiğim değeri onun bana verdiği değer seviyesine, hatta daha altına indirmeye?

İnsan hayatta ne yaparsa kendine yapar çünkü. Ve ektiğimizi biçeriz.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: