Bir arada ama tek başına

Geçtiğimiz sene idi. Yine bir öğlen arasında yazmak için Zorlu Centre bünyesindeki Starbucks’a gitmiştim. Kahvemi aldıktan sonra arka tarafta bir masaya geçip yazmaya başladım. Arada da, düşünme sırasında, etrafıma bakıyordum. Yan tarafımdaki masaya beş genç kız oturdu. Sanırım 13-15 yaşlarındaydı hepsi de. Belki biraz daha fazla ama 18 değillerdi. İlk gelirken birkaç kelime ettiler. Sonrasında da birer ikişer telefonlarına ya da tabletlerine döndüler.

Kafamı tekrar yazıma döndüm ve yazmaya devam ettim. Yaklaşık 45 dakika kadar sonra artık öğlen aramın da sonuna geldiğimi farkedince yazımı toparladım ve eşyalarımı alıp kalkmak üzere harekete geçtim. Bir de farkettim ki o arada yan taraftan doğru düzgün bir ses dahi duymamışım. Dönüp baktığımda da hepsinin müthiş konsantre şekilde ellerindeki cihazlara odaklandığını gördüm. Devam edip çıktım oradan.

Dışarı çıkınca kendi kardeşimi düşündüm. Bazen bir gün kadar telefonsuz ya da internetsiz kaldığında akşam saatlerce gelen mesajları okuyup muhabbetin geldiği yere yetişmeye çalışıyor. O sürede gelen mesajlar da kimi zaman binlerce. Telefonun mesaj alma sesi ilk internetle temasta birkaç dakika kesilmiyor.

İletişim, gençliğin kötüye gittiği vb. klişeleri anlatmak için bunu yazmadım. Biraz dikkatli incelersek etrafımızı, anlattığın benzerini hemen her gün görebilirsiniz. Evde dahi telefona odaklanılıp çiftler arasında bile doğru düzgün iletişim kalmayabiliyor kimi zaman. Bu kadar aşağıya bakmanın sonunda da boyun fıtığının önümüzdeki senelerde katlanarak artacağı sonucuna varmak da çok zor olmasa gerek.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.