Çikolata sever misiniz? Peki ya soya lesitini?

Gıda Güvenliği Hareketi belirtmiş: GDO’lu ürünleri tüketmeyin, soyalı ve soya lesitinli ise özellikle.

Bir konu kafama takıldığında genelde olabildiğince araştırırım. Önyargılarımdan olabildiğince arınarak tabii. Son dönemdeki önemli konulardan biri de GDOlu gıdalar ve bunların nelerin içinde olduğuydu. Dünyada üretilen soyanın hemen hepsinin GDOlu olduğunu geçenlerde Tarım Bakanı Mehdi Eker açıkladı. Bundan çıkarılacak sonuç: Soyalı yiyecekleri yememek lazım, bedenini neyle beslediğini önemsiyorsan. Peki soya nelerin içinde var diye sorduğumda kendi kendime, aklıma ilk gelen soya soslu tavuk oldu. Çok severim. Uzun bir süredir de yemiyorum kendilerini. Nedeni soyayı tüketmemek istemekten başka birşey değil.

Peki sadece soya soslu tavuk mudur sadece içinde soya bulunduran gıdamız? Bu soruyu sorduğumda Uzak Doğu’da oldukça yaygın kullanıldığı bilgisine ulaştım soyanın. Pek çok yemekte soya kullanıyorlar. Bu yüzden Uzak Doğu mutfağına olan uzaklığım biraz daha artmış oldu.

Başka soyalı gıda/yemek var mı diye tartışmadan önce son zamanlardaki hobilerimden birini paylaşayım: Tükettiğim gıdaların etiketlerine bakmak. İçinde ne olduğunu bilmediğim gıdaları tüketmemek. Profesör Karatay’ın tavsiyesine uyarak son dönemde doğal gıdalara doğru kaymış durumdayım. Bu iyiye ve sağlığa işaret diye düşünüyorum. Profesör Karatay’ın bahsettiği çok önemli bir nokta var: Harf ve rakamlarla belirtilen ürünlerin hepsinin kimyasal yollarla elde edilen ürünlerdir. Bunun benim için anlamı ise bundan sonra aldığım gıdaların içinde olabildiğince o harf ve rakamlı ürünlerden olmamasına bakmak. Mesela sakızlarda: E320 Antioksidan, E171, E160a, E100, E120, E133 Renklendiriciler vb. Bunlar gibi bir çok kimyasal var yediklerimizin içinde. Olmamalarına dikkat etmek lazım.

Ondan sonra ise içerikleri incelerken Emülgatör diye bir madde buldum. Bu madde de su ve yağ gibi birbirine karışmayan maddelerin karışmasını sağlıyormuş. Peki bunun için ne kullanıyorlar tahmin edin: Soya Lesitini. Soya Lesitini içinde soya kullanıldığı anlamına geliyor düz mantığa göre. Biraz araştırınca da bunun hemen hemen tüm çikolatalı ve şekerli gıdaların içinde kullanıldığını öğrendim. Bu arada çocuklarda erken yaşlarda kullanımının da çocuğun testesteron hormonu bozukluğuna yol açtığını öğrendim. Torun sahibi olmak isteyenlere özellikle duyrulur. Alternatifi var: Ayçiçek Lesitini veya bitkisel yağların mono ve digliseridler ve esterleri. Gerçi bu ikincisinin ne olduğunu tam bulamadım. Ayçiçek lesitini nispeten daha iyi alternatif görülüyor şimdilik.

Gelelim sonuca: Soya diye çok da önemsemediğim gıda maddesi halbuki hayatımızın neredeyse her alanına girmiş. Bundan sonra gıda seçimimde bu bilgiyi daha çok dikkate almak gerekiyor sanırım. Biraz daha etiketlerine bakarak almak lazım gıdaları. Tabii kendimizi önemsiyorsak.

Yukarıdaki yazıyı yaklaşık 7 sene önce yazmıştım. Sonrasında aşağıdaki güncellemeler geldi.

Birkaç sene önce bir arkadaşımın paylaştığı videoda Coca Cola Zero’nun hipnozlu insanlar tarafından denendiğinde normal Coca Cola zannedildiğini görmüştüm. Yani adamlar ne yapmış etmiş, şekersiz olarak aynı tadı vermişler kolaya. Peki asıl konu sadece tat mı yoksa içinde ne olduğu mu? Kim bilir şekersiz versiyonu şekerli gibi yapıncaya kadar içine hangi kimyasalları boca ettiler? İllaki içecekseniz birinin içinde bildiğiniz beyaz şeker var. Ne olduğu belli. Diğerinin içinde ne olduğunu bilmiyorsunuz. Neticede karar sizin..

Gördüğüm kadarıyla insanlar bu konuda bilinçlenip araştırıyor. Bazı firmalar bu bilgiyi paylaşmadıkları gibi son zamanlarda sadece ‘Lesitin’ diyerek soyadan üretildiğini saklamaya çalıştıklarına da denk geldim. Benim tavsiyem ya ayçiçek lesitini ya da GDOsuz soya lesitini kullanan ürünlerin tercih edilmesi. Hatta bir sonraki aşama, benim de yapmaya çalıştığım gibi, hazır gıdanın olabildiğince hayatlarınızdan çıkarılması olabilir.

Londra’ya taşındıktan sonra buradaki gıdalarda da yaygın olarak soya lesitini kullanıldığını fark ettim. Yediklerimin içeriğine biraz daha dikkat etme zamanı yeniden. Gerçi bu aslına bakarsanız sürekli yapmamız gereken bir davranış. Çünkü üreticiler maliyetlerini düşürmek amaçlı sürekli hazır gıdaların içeriklerini değiştiriyorlar. Bunu da sadece paketin üstüne ufacık yazarak belirtiyorlar. Her ürün satın aldığınızda bakmak en doğrusu.

Not: Bu yazının ilk halini 14 Mayıs 2013’te yazmışım. Orijinaline buradan ulaşabilirsiniz. Zaman içinde sürekli güncelledim. En popüler yazılarımdan biri oldu hatta. 10bin defadan fazla okundu zaman içinde. Gıda güvenliği ile ilgilenenler için bu sefer de yeni yerinde, kendi sayfamda paylaşıyorum.

You may also like...

2 Responses

  1. Müge Ermiş dedi ki:

    Bu faydalı, bilgilendirici ve ilgimi çeken yazın için teşekkür ederim. Soya seven biri değilim ancak sevmesem de sevdiklerime bunu gönderip bilgilenmelerini sağlayacağım.

    • Azem dedi ki:

      Çok teşekkür ederim Müge. Gerçekten de soya piyasadaki GDO’lu ürünlerin neredeyse başında geliyor. Ve hemen her ürünün içinde var. Bilinçli olmak gerek.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: