Bir Garip Memleket Bizimkisi

Gerçekten de garip bir memleketiz.

Kurallar var. Ama kuralları sevmiyoruz. Bizi teğet geçsin istiyoruz o kurallar, kanunlar.

Mesela yürürken kaldırım yerine yolu tercih ediyoruz. Arabalar gelince de bıraksınlar istiyoruz, yavaş yavaş geçelim diye. Şöför koltuğuna geçince de kimse yolda yürümesin istiyoruz. Tüm yollar bizim olsun istiyoruz. Hatta yollar ve kaldırımlar.

Ev yapınca evin altına otopark yapmamayı tercih ediyoruz. Çünkü ayrı bir ev olarak orası da satılabilir. Sonra da şikayet ediyoruz otopark yeri bulamayınca. Kaldırıma park ediyoruz. Ceza gelince de şikayet ediyoruz.

Ana yolda giderken trafik sıkışıksa güvenlik şeridine girmekte behis görmüyoruz. Çünkü yapacak başka şey yoktur. Ambulans da kendisine başka yol bulmalıdır. Biz gidemiyorsak, ambulans da gidememelidir. Ama ambulansta iken de güvenlik şeridindekilerin niye orayı kullandıklarından şikayet ederiz.

Kar yağdığında soğuktan şikayet eder, AVM’ye gideriz. Çünkü dışarısı çok sıcaktır. Yazın da çok güneşli ve sıcak olduğunda yine AVM’ye gideriz. Çünkü dışarısı çok soğuktur. Sonra da her yerde AVM olduğundan şikayet ederiz.

Kışın yaz gelmesi için zırlarız. Yaz gelince de sıcaklardan yakınırız. Yağmur yağsın isteriz. Hava serinlesin.

Yolda yürürken çöpümüzü yere atmaktan çekinmeyiz. Çünkü biz çöp atmazsak çöpçülerin temizleyecek çöpü olmayacağından işsiz kalacaklarını düşünürüz. Birazcık yoğun yağmurda ortalığı sel götürür. Belediyeye şikayet ederiz çalışmıyor diye. Ama attığımız çöplerin kanalizasyonu tıkadığını, bu nedenle de sel oluşması aklımızın ucundan dahi geçmez.

Tren kazası olur, suçlu yağan yağmur ilan edilir. Maden yıkılır, suçlu kader denir, fıtratında var denir. Patates, soğan fiyatları el yakar. Tarım bakanı haberi olmadığını söyler ve işin içinden sıyrılır. Sanki sorumlu kendisi değil de başkalarıdır. Belediye başkanına canlı yayında kendi belediyesi ile ilgili soru sorulur, adam cevap verme zahmetinde bile bulunmaz. Sonra da iş yapıyorum diye ortalarda dolanır.

Yöneticiler çalar. “Çalıyor ama yapıyor da, feda olsun” deriz.

Kendi kullanmadığımız ürünlere, hizmetlere zam gelince umrumuzda olmaz. Zam bizi vurduğunda da ağlayıp sızlanmaktan geri durmayız. Mesela alkole zam gelince sevinir, sigaraya gelince üzülürüz.

Müslümanızdır da, hep kendimize. Başkalarının canı cehenneme.

Zayıfı korumak emredilir ama hep güçlünün yanında dururuz. Güçlüyü savunur, yüceltiriz.

Lafa gelince memleket için asar, keseriz. Ama uygulamada hep başkaları ölsün isteriz.

Sonuçta, başta da söylediğim gibi, garip bir milletiz biz. Kimse anlayamaz. Sanırım bir Aziz Nesin var aklıma gelen. Okumak gerek 🙂

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.